8. Henry ve Boleyn Kızları

Tatile gün saymaya devam ediyorum. Bu arada kafam boşalsın diye uzun zamandır okumadığım tarzda bir kitap okumaya giriştim: Boleyn Kızı.

Kitabın filmi de sinemalarda bu baharda oynamıştı. Filmi görmedim ancak hem kitabı okuyan hem de filmi görenler kesinlikle kitabın filme kıyasla çok daha başarılı olduğunu söylüyorlar. Kitap, İngiltere tarihinin en ilginç karakterlerinden biri olan Kral 8. Henry ve onun bir erkek veliaht kazanmak için verdiği savaşı anlatıyor. İlk karısı olan İspanya Prensesi Katherine’den boşanıp Anne Boleyn’le evlendikten sonra hızını alamayıp ölümüne kadar altı kez evlenen Henry, saraydaki şaşaa ve kadınları ile entrikalarla dolu bir hayat geçirmişe benziyor.
Kitap büyük ihtimalle hikayeyi Anne Boleyn’in idamına kadar getirip bırakacak. Merakla okuyorum ve hatta tatil okumalarım arasına bu kitabın devamı niteliğindeki Kraliçenin Soytarısını da aldım.
İngiltere benim açımdan önemli bir ülke. Master için gidip tam bir yıl Londra’da kaldığımda, şehrin keyfini doya doya yaşamış olmak Birleşik Krallığın tamamı için olmasa da Londra’nın benim için çok ayrıcalıklı bir yere sahip olmasının asıl nedeni. Orada kaldığım süre içerisinde Kraliyet saraylarını, müzeleri, konser salonlarını elimden geldiğince gezmiş ama Dünya tarihi açısından da çok önemli olan bu ülkenin tarihini pek de öğrenmeden geri dönmüştüm.
Bolayn Kızı soap opera tarzında bir kitap. Ancak bende uyandırdığı merak içimde İngiltere tarihini daha detaylı okuma isteğini doğurdu. Google’dan yaptığım araştırmalar en azından Tudor hanedanı hakkında kapa taslak bir bilgi edinmemi sağladı ama tabi ki bu yeterli olmadı benim merakımı yatıştırmak için.
Üniversitedeyken İlber Ortaylı Osmanlı derslerinde bildiğimiz tarzda tarih anlatmak yerine dönemin hanedanlarının akrabalık ilişkilerinden saray dedikodularına kadar herşeye yer verirdi. Bu aslında tarihi öğretmenin ya da öğrenmenin en zevkli yollarından da biri aynı zamanda. İnsan arkadaki hikayeyi bildiğinde herşeyi daha kolay aklında tutuyor ya da daha zor unutuyor.
Şimdi Geçtiğimiz yıl cnbc-e’de yayınlanan The Tudors dizisinin peşine düşeceğim. Kostümler, ve dönemin saray ingilizcesini dinlemek gerçekten çok ilgi çekici.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s