Ayın Dergileri, Küresel Kriz, Ekonomik Durum ve Körfez Sermayesi

Genelde haftasonları evden çıkıp Tunalı’ya yürüyüp, caddenin başındaki kocaman D&R’a girip bir sürü dergi, kitap ve cd almayı seviyorum. Her ne kadar soul seek sayesinde bedava bir sürü müziğe kavuşabilme şansım olsa da gidip elimle dokunarak seçtiğim şeylerden daha çok zevk alıyorum galiba.

Bu hafta Bayram haftası olduğu için doğal olarak birden fazla kere D&R’a gitme şansım oldu. Bu defa şansımı dergilerden yana kullandım. Neler aldım neler??

Londra’da evin mutfak masasının bir köşesinde herkesin getirip koyduğu dergiler dururdu. Gece uykusu kaçanın soluğu mutfakta aldığı gecelerde bir süre sonra kettle’da su kaynamış, çeşit çeşit çay ve kahve hazırlanmış ve 7 kişilik evin tek erkeği Satoşi ile birlikte yaşayan 6 kız toplanmış olurdu. Glamour’ı bu gecelerden hatırlıyorum. Victoria’nın her ay aksatmadan aldığı Glamourlar gecenin bu geç saatlerinde kim bilir daha önce kaç kez bakıldığı halde bir kez daha elden ele dolaşırdı. Neyse ben hem eskileri anmak hem de İngiliz sosyetesi ne yapıyor öğrenmek için Britanya baskısı bir Glamour aldım.
Sonra baktım Paris Match bana köşeden sırıtıyor. Uzun zamandır unutmaya devam ettiğim Fransızcayı canlandırmak için bir kudret arıyorum kendimde. Henüz o kudret zuhur bulamadı benim bünyemde. Yakın zamanda inşallah diyorum. Dergiyi aldım, dün akşam da bir kısmını okudum. Derginin kapak konuğu olan Patricia Kaas’ın hala taş gibi olduğuna karar verip, bir köşeye koydum.
Üçüncüsü, her hafta almayı alışkanlık haline getirdiğim Newsweek. Benim gibi konsantrasyon sıkıntısı olan birtip için dergi okumak cidden zor bir iş. maksimum 2 yazı okuyup bir kenara attığım halde bu dergiyi seviyorum. Haftalık olması da çerez gibi bir tat uyandırıyor sanırım bende.
Bunlar yetmedi ve ekonomik kriz hakkında bakalım kim ne diyor diye 4 tane de ekonomi dergisi aldım : Turkish Time, Forbes, Fortune, The Economist.
Dergileri henüz okumadım. Ancak üçünün kapağında Körfez ülkelerinde biriken sermayeye vurgu yapıldığını görünce doğrusu şaşırdım. Tek tek hangi derginin hangi yayın grubu tarafından yayınlandığına baktım. Hepsi ayrı yayın grupları.
Petrol fiyatlarının zirve yaptığı bir dönemde, İngiltere Başbakanı ve Amerikan Başkanını dahi peşinde koşturan petro dolarlar ekonomi yazınının odak noktası olmaya devam ediyor sanırım. Bu kriz konusunda o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki. Ben hala kim makul kim abartı yorumlar yapıyor algılayamadım. İş yerlerinin önüne kocaman brandalara kriz nedeniyle tasfiye yazan mağazaların bunu bir satış stratejisi olarak kullanıp kullanmadıklarından çok da emin değilim aslında. Biraz okuduktan sonra farklı bakış açılarını yine burada bir blog yazısında topalrlamaya çalışıcam. Umarım uzun sürmez.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s