Browse by:

Yeni Playlistim – Two for the Road

Bu sayfaya playlist eklediğimden beri dinleyecek bir şey arayıp, bulmak yerine, açıp açıp buradaki playlistten şarkı dinliyordum. Ama galiba tek dinleyen ben değilmişim. Ayrıca cidden sadece ipoddaki şarkıları değil bunu da değiştirme zamanı gelmişti. Öneriler ve motive edici sözler, yorumlar için çokkkkkkkkkkk kocaman teşekkür. 🙂

Lazımmmmmm

Öğle tatillerinde spora gitmeye başladım. Devam ettirmem lazım. Aylardır ipodumda aynı şarkılar yüklü. Şimdi spora olan motivasyonumu artırmak için yeni şarkılar yükleyip yeni bir playlist yapmak lazım. Okul kaydını tamamlamam lazım, dersleri seçtim ama danışmana onaylatmam lazım. Hızlı bir şekilde oturup netwrok governance üzerine biraz okumam lazım. Okuduktan sonra tezi hangi teori üzerinden yazacağıma karar…

Benjamin Button

“It’s never too late or, in my case, too early to be whoever you want to be. There’s no time limit, stop whenever you want. You can change or stay the same, there are no rules to this thing. We can make the best or the worst of it. I hope you make the best…

İnternetsiz hayat ne zormuş!

Günlerdir şu internet bağlantısından çektiğimi hiç birşeyden çekmedim galiba. Bağlantı kopuyor sonra arkasından modemin yeniden ip numarası alıp bağlanması 5 dakika sürüyor. Arkasından aradan 5 dakika geçiyor ve yeniden başladığım yere geri dönüyorum. Tez için kaynak araştırıcam araştıramıyorum. Dizi indiricem indiremiyorum. Blog yazısı yazıcam onu da yazamıyorum. Keyfimce oradan oraya gezinemiyorum. Çok uzun zamandır Ankara’ya…

Can Yayınları, Dost Kitabevi, vs.

Bugün öğle tatili biterken Tunalıya kısa bir kaçamak yaptım. Giderken aklımda bir kaç Milan Kundera kitabı, bütün haftasonu pijamalarımla evde oturduğum için alamadığım Newsweek dergisinin yeni sayısını almak ve fazla da oyalanmadan işe geri dönmekti. Hava yağmurluydu ve serin de bir rüzgar vardı dışarıda. Bu kış Ankara’ya epey yağmur yağdı. Ben genelde o yağmurlar sırasında…

Kitap okuyormuş!

“Kitap okuyorum ama o noktada çok zorlanıyorum. Geceleri bazen. Onun dışında gün içinde mümkün olmuyor. Ama mümkün olduğu kadar okumaya çalışıyorum. Çok kitabım var. Bazen birine okutturup özet alıyorum.”-İşadamı Mustafa Koç‘un “Tiyatro, kitap okuma gibi şeylere fırsat bulabiliyor musunuz?” sorusuna yanıtı– Newsweek Türkiye, 15 Şubat 2009/6 sf. 9- Evet, Mustafa Koç’un kitap okumadığı her halinden…

Buldum

Evet bütün gece internette yaptığım gezinti sonrasında, daha önce düşündüğüm konuları da bir araya getirdikten sonra sanırım sonunda parlak bir tez konusuna ulaştım. Bu işte bir hayır var. Bugün ODTÜ’yü aradığımda karşıma çıkan Öğrenci İşleri ve Sosyal Bilimler Enstitüsü çalışanlarının tamamı aşırı kibardılar. 🙂 Sırada gerekli belgeleri toparlayıp, harç yatırıp sonra da kayıt yaptırmak var.…

Tez konusu seçmek

Bu hafta ODTÜ’de kayıt haftası. Ben eğer gerçekten yarım bıraktığım işi tamamlamaya niyetli isem bu hafta kayıt yaptırıp tez konumu da seçmem gerekiyor. Aslında lobicilik üzerine yazmak istiyorum ama tezin içindekiler kısmı bir türlü kafamda canlanmıyor. Bıraktığım, eski tezin konusu çok sıkıcı görünüyor gözüme. Bırakmış olmamın nedeni sıkıcı olması olmasın sakın. Ama bu aralar garip…

Geçmiş, bugün, gelecek

Bu bloğa yazmaya başladığımdan bu yana farkettiğim bir şey var. Neredeyse bir sürü yazıda, bundan 3-5-7-10-15-20 sene öncesine referans vermişim. Pek pişmanlıkları olan, onu niye öyle yapmadım bunu niye böyle etmedim diye şikayet eden biri nerede ise hiç olmadım galiba. Meraklı bir tip olduğum için havada herhangi bir bela ya da tehlike hali sezdiğimde dahi…

Yuppi buldum

Evet sonunda çok uzun zamandır aradığım şu eskiden seyrettiğim filmleri, okuduğum kitapları yazdığım defteri buldum. En son evdeki her yere bakıp bulamadığımda artık kesin olarak klasik evdeki gereksiz eşyalardan kutulmak için yaptığım temizliklerden birinde o defteri de çöpe yolladığıma karar vermiştim. Ama hayır evdeymiş, hem de aslında gözümün önünde duruyormuş da ben o kadar ortalıkda…