Botanik Parkı

botanikBu sabah uyandım, baş, boğaz  ve vücudumun çeşitli yerlerinde bir dolu ağrıyla. Sinir oldum. Son 5-6 senedir en son ne zaman boğazımın ağrınıdını düşünüp hatırlayamayınca daha da sinir oldum. Eh şimdi sen sene de en fazla 2-3 hafta izin yap ve hastalık seni o izinli olduğun haftada bulsun. Çok büyük haksızlık! Neyse doktor randevusuna kadar ben sıcak bir şeyler içip, Norah Jones dinleyip blog yazıları yazayım bari dedim içimden. Başladım aklımda biriken konuları sıralamaya. Tatil dediğin bu değil midir zaten? İllaki güneş, kum, deniz midir? Hayır değildir.  Yerine göre evde takılmak, dizi, film  izlemek, spora gitmek,  hasta olmaktır.

 Geçenlerde bir akşam evden Atakuleye doğru çıkıp oradan da Botanik Parkının içerisinden geçerek Çevre Sokağa indik. Daha bir kaç gün önce Dikmen Vadisinde yürüyüş yapmış olduğumuz için ben Botanik parkının halini görüp üzüntüden başka bir şey hissedemedim. Ankara Büyükşehir Belediyesinin sayfasındaki bilgilere göre Parkın büyüklüğü 65.000 m²  imiş. Sayfadaki resimlere baktım, genel olarak bahar aylarında ağaçların çiçek açtığı dönemde ve dolayısı ile parkın biraz daha renkli olduğu bir vakitte çekilmiş resimler. Oysa şimdi gidilip bakılsa görülecek ki, ağaçların bir kısmı kurumuş, kiminin bakıma, budanmaya ihtiyacı var. Sanki terkedilmiş gibi. Çıplak ve yalnız. Çimenler kurumuş, düzenli sulama yapılmadığı çok belli. Ankaranın göbeğinde, olgunlaşması büyümesi yıllar almış bir parkın bugün çok daha canlı, bakımlı olması gerekmez miydi? Oysaki Dikmen Vadisi akşamları ışıl ışıl.  Günün  belli saatlerinde açılan fıskiyeleri, vadinin çevre düzenlemesi yeni yapılan bölümlerine serilen çimleri, dikilen  ağaçları ve her yerde açan rengarenk çiçekleri ile insanın bir tercih yapması gerekse Botanik Parkı yerine Dikmen Vadisini tercih eder.

BotanicalGardenFlowerÜstüne üstlük botanbik bahçeleri çok sayıda ağaç ve bitki türünü bünyesşinde barındıran parklar değil midir? Bunların ziyaretçilere tanıtılabilmesi için broşürler, web sayfaları ve parkı ilgi çekici hale getirmek için öğretici turlar düzenlenmesi yerinde olmaz mı?   Bizim gibi iklim değişikliğinden etkilenmesi en muhtemel ülkelerin başında gelen   orman yangınlarının çok yaşandığı, doğa bilinci henüz yerleşmemiş bir ülkede Botanik Parkında çocuklara ve yetişkinlere yönelik bilinç artırıcı programlar düzenlenmesi yerinde olmaz mı? Özellikle yaz aylarında çeşitli sanat aktivitelerinin buraya çekilmesi, parkın daha iyi ışıklandırılması, güvenlik tedbirlerinin artırılarak daha çok ziyaretçi çekilmesi sağlanamaz mı? Parkı içerisinde haşlanmış mısır ve çekirdek dışında, mis kokular saçan bir coffee stop açılması sağlanamaz mı?  Sonuç olarak “Botanik Parkında Dört Mevsim” diye bir konsept yaratılıp, her mevsime uygun aktiviteler düzenlenerek,  Ankaralının plastikten yapılmış alışveriş merkezlerinden kurtarılması sağlanamaz mı?

İstenirse tabi ki sağlanır. Oturup yarım saatte yazdığım bir blog yazısında benim aklıma bunca şey gelebiliyorsa, işi gücü bu olan ya da olması gereken insanların aklına çok daha fazla fikir gelmesi gerekmez mi?

Bütün bunlardan sonra aklıma bundan 3 yıl önce Kuğulu Kavşağı trafiğe kapatılıp, alt geçit inşaatı başladığında harekete geçen Ankaralılar geldi. Kavaklıderem Derneği, Çankaya Belediyesi ve adını hatırlayamadığım bir takım STKlar gece gündüz nöbet tutmuşlardı Kuğulu Parkın önünde. Acaba aynı gözler burunlarının dibindeki Botanik Parkının kuruyup gidişini görmüyor mı? Ben gördüm üzüldüm. Umarım bu konuda yetkili birileri de görüp üzülür ve bir şeyler yapar.

1 comment

Add Yours

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s