Browse by:

vicdan

Yatağa yattığınızda kafanızın rahat olması için adil kararlar vermeye çalışmaktır. Bunun için kimsenin hakkını yemediğinizden emin olmaya çalışmaktır. Empatidir. Kimi zaman detaylı değerlendirmeyi gerektirir. Kimi zaman zaten herşey gün gibi ortadadır.

elmalı blog

Aslında ben elma sevmem… ya da aslında belki de severim ama haberim yokmuş… Patates gibi tadı olan elmalar yüzünden olmalı bu ön yargım… 2 gündür elma yiyorum… üstelik de seve seve… mmmmm çok lezzetli görünüyorlar gerçekten de… elma yemmmmmm missulu sulu

Happy Birthday Pebbles

Happy birthday happy birthday happy birthday Pebbles…..   Beş, beş buçuk yaşlarındaydım, her akşam sokaktan eve gelince ağlardım niye bizim ev üç kişi herkesin evi dört kişi diye. O kadar çok ısrar etmiş olmalıyım ki sonunda evdekiler ısrarlarıma katlanamadılar galiba… Sen gelirken dünyaya bana da bir hediye getirdin. Bu kocaman örgüden bir bebekti. Ne garip ki bu bebeğin…

bayıldım

Bir önceki blog resmini bulduğum sayfada tam bir hazine var.  Bence de bu dünyanın en komik ve sade blogu olmalı. Merak ediyorsanız şuraya bir tık. çok ciciçok şekerbayıldım

I read more blogs than books

Evet itiraf ediyorum. Kitap okuyamıyorum. Vakit yaratamıyorum ama feci canım kitap okumak istiyor. Bu blog dünyası öyle garip bir şey ki milletin facebookta gezdiği gibi ben de blog blog geziyorum. Bağımlılık yaptı resmen. Evde kütüpanede okunmayı bekleyen 30 kitaptan birine artık bu hafta içinde mutlaka başlamak istiyorum. Ertelemeyeceğim bu defa. Ertelememeliyim çünkü benim için kitap…

Bu Blogda içinde rejim kelimesi geçen yazılar

Dün gecenin bir saati Adam’ın benim blogun arşivlerinin içerisine dalmasıyla ortaya çıktı ki, Ağustos 2008 tarihinden beri en az 10 tane diyet projesini hayata geçirmiş ve başarısızlıkla noktalamışım. Yani karma has kicked my ass’de içinde kilo vericem ibaresi geçen yazıları saysak sanırım bir kişisel günlük değil de kişisel diyet blogu açmışım zannedebiliriz. Kararlılık, konsantrasyon var da uzun…

Benim Londram: Please mind the gap between the train and the platform

Londra’dan döndüm. İşin ilk iki günü bitti bile, dudağımın kenarında kocaman bir uçuk çıktı ve ben bir an önce Londra’yı yazmak için çok sabırsızlanıyorum. Sebebine gelince aslında bu yazı bundan 5 sene önce yazılması gereken bir yazıydı. O zamanlar benim bir bloğum yoktu ama seyahat defterlerim vardı. Ne var ki o zamanlar ben sadece yemek bloglarını…