Browse by:

Budapeşte Gezi Notları 2: Kale Bölgesi

Budapeşte’yi gezmeye başladık. Üç günlük Legenda City  Pass‘imizi  kaldığımız otel olan Novotel Centrum’un resepsiyonundan temin ederek, cebimize koyduk ve metroya atladık. Metro istasyonu yaklaşık 50 metre ileride.  Şehir içi ulaşım haritasından öğrendiğimize göre üç ayrı metro hattı var. Aslında normalde yürüyerek dolaşmayı tercih edebilecekken, vakit darlığını göz önünde tutarak, mümkün olduğunca çok yer görebilmek maksadıyla metroyu tercih…

Budapeşte Gezi Notları 1: Giriş

Budapeşte’den dün gece döndüm. Öncelikle Tütü ve Erdem’e tavsiyelerinden ötürü çok teşekkür ederim.  Tavsiyelerin hepsini uygulayabildim mi? Hayır! Çünkü vaktim yetmedi. Peki eksik kalanları tamamlamak, şehrin ruhunu daha iyi soluyabilmek için yeniden gider miyim? Evet, kesinlikle giderim. Hikaye uzun bende çene çok o yüzden başlayalım bir an önce anlatmaya. Budapeşte’ye gitmeden önce yapılacak ilk şey pasaport, bilet,…

Budapeşte’de ne yapılır?

Yarın akşam beni bekleyen güzel bir tiyatro oyunu, Pazar günü ise binmem gereken bir uçak var. Epeyce can sıkıcı ve sinir bozucu bir hafta geçirmiş olmakla birlikte,  bu haftanın bitmesine çok bir şey kalmadı. Önümüzdeki hafta ve büyük ihtimalle bir iki ay daha durum benzeri şekilde devam edecek gibi görünüyor. Eh hayat her zamanda şen…

La Flambée-Ankara’da bir Fransız

Haftasonu bize evinde ziyafet çeken Chef Aygün’ün Ankara’daki son gecesinde uzun zamandır gidilecekler listesinde yerini koruyan bir yerde yemek yedik: La Flambée. Rengarenk dekore edilmiş, Ankara’da gördüğüm hiç bir restorana benzemeyen, çok sıcak, çok hoş bir mekan. Alt katta bir şömine var. Burası konukların yemek öncesinde aperatif aldıkları ya da yemek sonrasında kahve ve konyaklarını…

Chef Aygün’ün son ziyafeti…

Bu ara üst üste çok fazla yemek yazısı yazdım gibi oldu. Aslında niyetim burayı bir yemek bloğuna çevirmek değil lakin iyi sofra bulunca da kaçırmamak gerek galiba.  Cumartesi akşamı gerçekten de harika bnir sofraya oturduk dostlarla. Aslında pek azımız birbirimizi önceden tanıyorduk ancak gerçekten de nefis bir sohbet ve güzel müzikle yoğurulmuş çok  neşeli bir akşam geçirdik…

İstanbul…

Epeydir yazamamış olmanın verdiği coşkuyla bir biri ardına yazı yazmak gerçekten de çok keyifli. Özellikle de zevkje geçirilmiş anları biriktirip, fotoğrafladı isem, yazarken aynı ana geri dönüp, yüzüme bir gülümseme yayılmasına engel olamıyorum. Haftasonunun ardından sıra İstanbul’a geldi. Toplantıların iyi geçmiş olmasının yanı sıra yeni yerler görmek, yeni lezzetler tatmak da çok mutlu etti beni. İlk…

Kuğulu Park’ta Pazar Kahvaltısı

 Adam ve ben geçen hafta Pazar günü güneşin tadını daha çok çıkarıp,  günü daha iyi değerlendirebilmek için erkenden düştük yollara. Ne var ki, gece telefonlarımız kendiliğinden saatleri 1 saat ileri alınca, sabahın saat 8’inde Tunalıda bulduk kendimizi. Saatlerin ileri geri alınma meselesinden haberdar olmayınca, önce Tunalının bu kadar boş olmasına şaşırdık, sonra saati 9 zannederken 8…

Bir Cumartesi günü: Turunç Cafe, Kaybedenler Kulübü, Firarperest

İstanbuldan döndüm. Yoğun bir Perşembe ve Cuma gününün ardından haftasonu geldi de geçti bile. O yüzden filmin makarasını biraz geriye sararak geçen iki haftalık ne yedim, ne izledim ve nerelerde gezdim özeti yapayım diyorum. Bakalım neler yapmışız? Sizlere neler tavsiye edebiliriz? Geçtiğimiz haftasonu hava gerçekten de çok güzeldi Ankara’da.  Pırıl pırıl bir güneş vardı tepede.  Tunalı Hilmi, Kuğulu…