Browse by:

Tatil Yazıları 4: Kaş

İlk tatil planlarımızı yaparken aslında sadece Kaş’a gidecekken, bir gece internette yapılan bir nevi hızlı araştırma sonucu tatili Kaş’ta noktalamaya karar vermiştik. Tatil bittiğinden bu yana ne kadar doğru karar verdiğimizi düşünüyorum. 10 günde birbirinden çok farklı pek çok yer görme şansımız oldu. Hiç durmadık. Vakti elimizden geldiğince iyi değerlendirdik. Dolu dolu bir tatil yaptık ve  tatilin…

tatil yazıları 3: Bozburun

Tatilimizin 5. günü sabah Datça’dan Marmaris minibüslerine bindik. Ücreti 10 TL olan minibüsler klimalı ve oldukça rahatlar. Biz Marmarise kadar gitmeyip Hisarönü-Bozburun kavşağında indik. Kavşak noktası meşhur Mavi Pide‘nin eski  yeri, Mavi Pide market. Pidecinin  yeni yeri ise yine Hisarönü’nde, Marmaris’e doğru devam edince 1-2 km sonra. Pideleri çok çeşitli, bildiğimiz klasik pide çeşitlerinin yanında ballı, muzlu, elmalı, tahinli, közlenmiş…

Tatil Yazıları 2: Datça- Eski Datça

Tatilin 4. Günü sabah Palamutbükü’nden ayrılarak Datça’ya doğru yola çıktık. Yolda uğrayamasak da, meşhur yel değirmenlerinin ve eski bir yel değirmeninin restore edilerek restorana dönüştürülmesi sonucu açılan Zeynep Restoran’ın, Olive Farm yol ayrımının, Yaka Köydeki Yaka Mengen‘in önünden geçtik.  Bizim bunları görüp tatmaya vaktimiz olmadı ancak sizler için iyi birer uğrak noktası olabilirler. Bu fotoğraf http://www.datcarehber.com adresinden…

Tatil Yazıları 1: Palamutbükü- Knidos

Uzunca bir bekleyişin ardından 22 Ağustos sabahı önce otobüsle Datça’ya Datça’dan ise minibüsle Palamutbükü’ne vardık. Araba ile değil toplu taşıma araçları ile seyahat edeceğimiz uzun bir rotayı takip edecektik. O yüzden de ulaşım konusunda eziyet çekme ihtimali bizi korkutmasa da aklımızın bir köşesinde duruyordu. Ancak şunu söyleyebilirim ki, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında her şey,…

Ara Güler’e Veda

Şu koridora asılacak resim meselesi ile ilgili olarak Ara Güler’e ulaştık. Kendisi koridorlarımızda kalıcı bir sergiye sahip olmayı reddetti. Sanırım böyle bir cevabı hiç beklemiyordum. Çok şaşırdım!!!! şaşkınlık

Abant

İki hafta önce Abant’a gittiğim halde, sonrasında araya bir sürü başka şey girdiği için hakkında hiç yazı yazamamıştım. Daha önce sanırım 2 ya da 3 defa gittim ve her defasında mevsimlerden ya ilkbahardı ya da sonbahar. Bu defa Abant bembeyazdı. Güzeldi, dingindi 🙂 Resimlerin çok büyük bir çoğunluğu Pazar sabahı kahvaltıdan hemen sonra yapıla kısa…

Biraz da fotoğraf

Siyah beyaz resimlere karşı feci bir zaafım var sanırım. Siyah beyaz portreler, siyah beyaz manzaralar ama en çok da siyah beyaz şehir fotoğrafları. Michael Kenna. Aylar önce internette gezinirken rastlayıp bayılmıştım fotoğraflarına. Üstelik Eylül’ün 25’inde 22 Aralığa kadar da İstiklal’de bir sanat galerisinde sergisi olduğunu öğrenince daha da çıldırmıştım sevinçten. Hala gidemedim ve 22 Aralığa…