Browse by:

Bir Adam, Bir Kadın, Bir Nikah ve Bir Düğün

Biz evlendik! Ara ara bu yazılarda bahsi geçen Adam ve bu blogun yazarı Kadın 17 Eylül’de Şişli Belediyesi Maçka Evlendirme Dairesinde sade bir nikahla evlendi gitti.  Herşey 3 ay içinde olup bitiverdi. Prosedürel aşamaları uzatmadan. Aileleri fazla yormadan.  Nikah 10 dakika bile sürse biz çok heyecanlandık. Ellerimiz terledi, heyecandan bol bol kahkaha attık, ama baskılara rağmen…

Aşk Tesadüfleri Gerçekten de Sever-Sevgililer Gününe Özel Yazı

Sevgililer Günü, Anneler, Babalar günü gibi suni, ticari kaygılarla pompalanan kutlama günlerinden hoşlanmıyorum. Sevgililer günü diye bir gün kutlanmasına da, 364 gün sevgilisinin, karısının, kocasının kıymetini bilmeyenlerin tek bir günde, basma kalıp hediyelerle birbirini şımartıyor gibi yapmasına da karşıyım. O yüzden şimdiye kadar bu konu ile ilgili hiç bir şey yazmadım.  Ancak, bu sene bir istisna…

Kadın Erkek İlişkilerinin Dinamikleri, Ayrılıklar, Bahaneler, Yapılması Gerekenler, Yapılmaması Gerekenler

Geçen yılın son 2 ayı ve yılbaşı gecesi de dahil olmak üzere etrafımızda ayrılan çiftlerin sayısında gözle görülür bir artış yaşandı. Tesadüf bu ya benim duyduğum hikayelerde terk edilen taraf hep kadındı.  Bu kadınların her biri ile konuştuğumda, belki de artık yaşım kemale ermek üzere olduğundan dolayı duyduğum hikayeler ve erkekler tarafından üretilen bahaneler bana pek bir tanıdık geldi.…

Nikahta keramet mi vardır?

Bugün bir büyük patronum, en büyük patronun evlenmeye hazırlandığı haberi karşısında bana sen evlenmedin, o evleniyor gibi bir laf etti! Şimdi, bu sorunun perde arkasını anlamaya çalışalım: 1-Curiouscum, kızım, koca adam bile ikinciyi buldu sen daha bir baltaya sap olamadın 2-Kızım curious, acele et evde kalacaksın 3-Kızım curious sende bir arıza var ama tam çözemedim, hani çalışkansın,…

Adam, sen şimdi tut, bağla bağla, at suya :)

Hoş geldin adamım benim hoş geldin yorulmuşsundur; nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını ne gül suyum ne gümüş legenim var, susamışsındır; buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim acıkmışsındır; beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam memleket gibi yoksuldur odam. Hoş geldin adamım benim hoş geldin ayağını basdın odama kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde…

İşte ben de bu kadınları seven adamları seviyorum…

  Ben güzel gözlü kadınları severim Bir de küçük ayaklıları, uzun boyluları Hem nasıl severim, öyle severim işte Terler avuçları, kesilir solukları Ben mahzun kadınları severim Yavru ceylanca kadınları, ürkekçe Hem nasıl severim, öyle severim işte Bilemezsiniz ne güzeldirler, öpüştükçe Ben akıllı kadınları severim Düşünen, az konuşan, çok bilen Her yerde, her zaman nazı çekilen…