Browse by:

Yeni yıl kararlarını hayata geçirmek… Rome was not built in a day!

İş dünyasında planlama yapılırken yıllık performans genellikle üçer aylık dönemlere yayılan hedefler üzerinden ölçülür. O yıl yakalamanız gereken hedefe giden yolda hangi aksiyonların sizi hedefinize daha kolay  ulaştırabileceğini saptamanız işin önemli bir kısmını oluşturur. Aksiyonları ve temel hedefinizi sürekli göz önünde tutmak ve sık aralıklarla açıp bakmak hedefe kilitlenmenizi ve ana yoldan sapmamanızı sağlar. Ayrıca…

2014’ün son sabahından günaydın…

Günaydın! Yılın son sabahından, İstanbul’dan herkese günaydın! Bugün izinli olduğum halde sabahın köründe kalkıp bir ıhlamur koydum kendime, 2014’ü nezle ve hasta halde uğurladığım bu günde. Gelelim 2014 yılının muhasebesine. Geçen yıl kendime somut hedefler koymadığımı o yüzden aslında bu yıl hayatımda çok büyük değişiklikler yapmadığımı farkettim. Geri dönüp baktığımda kalabalık, gürültü ve koşturmacayla geçen…

Ev halleri: Pastel, Guaj, Gazlı, Kuru Boyalar ve Mandala….

Aralık ayının ilk günü geldi bile. Alışveriş merkezleri çam ağaçlarını çıkardılar. Yeni bir yıl yine kapıda. Havalar ise içimizdeki coşkuya inat kapalı. Hava bozdukça eve tıkılıyorum haftasonları… Tam kanepede pinekleme zamanı. O kadar zevkli ki saatlerce internette gezip, arada bir film izleyip, yemek yapmak, üzerine bir de çay demlemek, yanında bir kitap okumak… Bu aralar…

Şubat’ın son haftasına girerken: NetFlix, Hayal, Süt Burger, Yazane ve Ispanaklı Su Böreği by Güllüoğlu

Yine bir pazar günü… Saat 8’i geçti bile. Gece yarısına doğru ilerliyor… Çok kalmadı,  günün dönüp Pazartesi olmasına. Pazartesi sendromunuz var mı sizin? Bütün olaya sabah işe adım atana kadar aslında ama bunu bilmek bile Pazar akşamları üzerime çöken bu gıcık iç sıkıntısına engel değil. Yarını tatil alıp günümü gün edecektim ki yine mümkün olmadı.…

Şubat ayına mektup ve bıkkın Epicurious’un günlüğü

Yılın ilk 1 ayını devirdik. Bu bir ay  o kadar kötü geçti ki Şubat ayı için gerçekten daha umutlu olmak istiyorum. Yine sürüklenir modda oradan oraya savruluyorum sanki! Aşırı yüklenme, kafayı boşaltamama, moral bozukluğu ve ülke gündemi üzerine o kadar sıkıldım ki ciddi şekilde alıngan, kırılgan bir insan olup çıkıverdim. Sevmiyorum bu halimi, kendimi de…

Galata’dan Karaköy’e : Forneria vs.

Havanın 15 derece civarında seyrettiği bir Aralık günü.. Öğleden sonra… Galata’dan Karaköy’e doğru uzanalım diyoruz. Belli bir amaç yok ama açılalı aylar olan Forneria’da bir yemek yiyelim istiyoruz. Hava o kadar güzel ki, hafta içi bir gün masmavi gökyüzünün altında Istanbul’un bu en sevdiğimiz semtlerinde gezintiye çıkmak bize en büyük hediye. Taksiye atlıyoruz. Tünel’de iniyoruz.…

Mutlu Yıllar…. Neşeli, Dengeli, Sağlıklı ve Aşkla Dolu Bir Yıl…

Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bir yılsonu tatilinin daha sonuna gelmiş bulunuyorum. Nerede ise 12 gündür işe gitmedim. Öğlenlere kadar uyudum. Güzel yemekler yedim. Nefis sofralarda bol bol muhabbet ettim. Alışveriş yapabildim. Bir nebze de olsa kendimi düzene sokabildim. Yemek yaptım bol bol. İpek Hanımın Çiftliği ile tanıştım. Bu arada tatilde yapacağım dediğim…

Yeni bir ev, yeni bir hayat: Daha çok çalışmam, yemekler yapmam, okumam, izlemem, görmem lazım

Seyahat yazıları yazmayı iki sebepten dolayı çok seviyorum. Birincisi belki benden sonra aynı yerlere gidecek olanlara bir faydam dokunur düşüncesi. İkincisi gördüklerimi, denediklerimi yediklerimi ve hissettiklerimi unutmama isteği. Ama çok uzun uzun seyahat yazınca da aslında sanki görev bilinciyle yazıyormuşum gibi bir havaya bürünüyorum galiba. Planlı şekilde 1,2,3,4 diye giden gezi notları hem iyi hem…

Tatil kitapları (1): Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm- Zülfü Livaneli

Tatile çıkmadan önceki akşam kütüphanemin önünde yaklaşık 45 dakika yanıma hangi kitapları alacağıma karar vermeye çalıştım. Bir alışkanlığım var. Aldığım her kitabın içerisine adım ve soyadımla birlikte, kitabın alındığı yer ve tarihi de yazarım. Kütüphanede 5 yıldır okunmayı bekleyen kitaplar olduğu gibi, bir kısmı da daha yeni alınmış tonlarca kitabın arasında 3-4 tanesini seçmek epeyce…

Balkon Keyfi

Bu aralar evde yatamaz durumdayım. Üst üste gelen seyahatler, akşam dışarıda iş yemekleri ile birleşince evde oturup hiç bir şey yapmadan evde durmayı özledim. Öte yandan, evde hiçbir şey yapmadan oturmak da bünyemde huzursuzluk yaratıyor. Böyle haftasonlarının ardından Pazartesi işe gittiğimde sanki hiç dinlenmemişim gibi hissediyorum. İşte o yüzden İstanbul kazan biz kepçe modunda yeme…