Browse by:

Parkta güzel bir gün ve Çiya’da enfes bir yemek

Bu haftanın yarısından fazlasını Ankara’da geçirdim. Salı günü sabah gidip ancak Cuma akşam üstü İstanbul’a dönebildiğimde gözlerim uykusuzluktan acırken son bir kaç email daha yazdıktan sonra modum değişti. Dışarı çıkacak kadar enerjim yoktu ama bu evde minik çaplı bir eğlence yapmama da engel değildi tabi! Az ve öz,  şaraplı, peynirli, şarküterili bir sofrayı hızlıca donatıp…

Londra’da lezzet durakları 1: Barrafina Soho

Geçtiğimiz sene Temmuz ayında iş için yolum Londra’ya düştüğünde bir iki gün önceden gidip haftasonunu da oraya geçirmeye karar vermiştim. En son Londra ziyaretimin üzerinden nerede ise iki buçuk sene geçmiş, güzelim şehir burnumda tüter olmuştu. Bir şehirde uzun zaman geçirdikten sonra ayrılsanız dahi her yeni ziyaretinizde sanki hiç gitmemiş, yıllardır orada yaşıyormuşsunuz hissini size…

Rumeli Hisarı, Kahvaltılar, Zeki Müren, Asi Kuş, Ali Poyrazoğlu

Yıllar önce İstanbul’la ile daha yeni haşır neşir olmaya başladığım zamanlarda Rumeli Hisarından kahvaltı etmek benim için olmazsa olmaz aktivitelerden biri idi. Ancak gel zaman git zaman ben vaktimi İstanbul’un daha farklı semtlerinde geçirir oldum. Taşındıktan sonra ise Rumeli Hisarı pek uğradığım bir yer olamadı. Geçen haftalarda bir sabah hem Hisar tarafında kahvaltı edelim hem…

Yeniler: Virginia Angus, Leyla, Kronotrop ve Bakarsın Bulutlar Gider…

Dışarıda yine rüzgar kıyamet kopuyor. Dünkü şahane havayı düşününce bir anda gelen fırtınalı hava ve yağmur bizi yine eve kapatıverdi. Oysa hava güzel olsa İstanbul Modern’e gitmek gibi bir isteğim vardı. Gelin görün ki olamadı! O zaman yaşasın meyve tabağı, fincan fincan çay, kahve, dijitürk şöminesi ve kanepe. Çok gezerken yazmak zor olduğu için şimdi…

Tarihi Yarımada’da bir Öğleden Sonra

Güneşi yakaladığım ender günlerden birinde tarihi yarımadanın yolunu tuttum. Uzun zamandır aklımda olup da bir türlü gidemediğim İstanbul Arkeoloji Müzeleri ilk hedefimdi. Topkapı Sarayının kapısının yan tarafından aşağı doğru yürümeye başladığımda İstanbul’un her mevsimi ne kadar güzel diye düşünmeden edemedim. Özellikle Tarihi Yarımada tarafındaki sokaklarda gezinirken insan buraların tarihten öte yüzyılları aşıp  geldiğini daha iyi…

Tiyatro üstüne yemek: Blam, Eataly

Geçen haftasonu açtığımız tiyatro sezonuna bu hafta farklı tarzda bir gösteri ile devam ettik. Zorlu PSM’de yaklaşık 1 hafta boyunca sergilenen Blam‘ı izlemek üzere Cumartesi günü yollara düştük. Oyunun saatini yanlış hatırlayınca az daha kaçırıyorduk ancak 10 dakika gecikme ile salondaki yerlerimizi alabildik. Sıradan bir ofiste çalışanların hayalgücü ve yaratıcıkları ile nasıl da bir aksiyon…

Su gibi akıp giden bir haftanın ardından… mutfak halleri ve atlas kasabı…

Bir haftayı daha bitirmiş hafifçe huzursuzlanarak Pazartesiyi beklerken yapılacak en güzel şeylerden biri sanırım mutfağı topladıktan sonra bulaşık ve çamaşır makinelerini çalıştırıp, salonda kanepeye yayılıp blog yazmak. Köşede uyuyan bir kedi, bir fincan çay ya da kahve, televizyonda home TV açık.  Çamaşır yıkandıktan sonra onları çıkarıp asmak, kuruduktan sonra sınıflandırıp katlamak, ütüye hazır hale getirmek haftasonu…

İstanbul Reinvented: Yazı İstanbul’da geçirenlere öneriler – Restoranlar

The bad news is time flies. The good news is you’re the pilot… Michael Altshuler Buraya yazmayalı günler, haftalar ve hatta aylar olduğunu farkettiğimden beri sürekli ne zaman yazacak vakti bulabilirim acaba diye düşünüp duruyorum. O kadar çok sokaktayım ki  daha fazla yazamayacağım diye düşünmeye başladığım günlerdeyim. Oysa ne kadar çok seviyorum burada birşeyler biriktirmeyi……

Alaçatı Ot Festivali: Cunda Balık Evi, Cadde 75 Alaçatı, İyi Yemek, L’Escargot, Raw Food, Elçin Oflaz ve Urlice Bağları…

Geçen hafta iş için İzmir’e yolum düşecekti. Bundan haberi olmayan Ozzy 12-13 Nisan’da Alaçatı’da Ot Festivali varmış  gidelim mi deyince, bir taşla iki kuş vurmaya karar verdim. Perşembe sabahı tam da aşağıdaki bir manzarayla Kondon’a bakarak gözlerimi açtım. O hafta İzmirde pek çok organizasyon, konferans vs. olması sebebiyle zar zor yer bulduğumuz İzmir Palas’ın balkonu burası.…

Şubat’ın son haftasına girerken: NetFlix, Hayal, Süt Burger, Yazane ve Ispanaklı Su Böreği by Güllüoğlu

Yine bir pazar günü… Saat 8’i geçti bile. Gece yarısına doğru ilerliyor… Çok kalmadı,  günün dönüp Pazartesi olmasına. Pazartesi sendromunuz var mı sizin? Bütün olaya sabah işe adım atana kadar aslında ama bunu bilmek bile Pazar akşamları üzerime çöken bu gıcık iç sıkıntısına engel değil. Yarını tatil alıp günümü gün edecektim ki yine mümkün olmadı.…