Browse by:

Sushi Lab, İstanbul

Geri döndüm dedikten sonra ortalıktan 8 ay kaybolmak bir harika dostum. Her defasında kesin yeniden yazmaya başlamalıyım diyorum. Ama sonra arada ne kadar çok şey oldu bunları oturup nasıl anlatacağım tek tek diye düşünüp, üşenip daha blogun ana sayfasını açamadan vazgeçiyorum. İşte tam da bu yüzden, bu defa başka bir yöntem denemeye karar verdim. Kısa…

Hong Kong Gezi Notları-1

Uzak doğu yeni yeni ilgi alanıma giren bir coğrafya… Bu yıl bir toplantı sebebiyle  Hong Kong’a yolumun düşeceğini öğrendiğimde mutlaka bir iki gün önceden gitmem gerek diye düşündüm… Sonra biraz tereddüt ettim… Ama uçak biletini almaya sıra geldiğinde dedim ki kaçırma bu fırsatı. Geçen yıl yine iş için Tayland’a gittiğimde nerede ise toplantılar yüzünden otelden…

İstanbul’da yaz nasıl geçer? (4) : Emirgan’da kahvaltı, boğazda yürüyüş, adalar…

İstanbul’da yazın yapılacaklar listesini uzatmak hem çok kolay hem de çok zevkli.   Şehir o kadar büyülü, o kadar zengin ki hem bazı şeyleri defalara yapmak sıkıntı vermediği gibi aslında her defasında ilk kez görüp gezeceğiniz bir şeyler bulmak da çok kolay. Özellikle de yazın şehrin nispeten boşalması keşifleri daha da keyifli hale getiriyor bence. …

Get inspired and be more dog

Pia bizim eve geldiğinden beri sanırım artık sokakta, başka evde, herhangi bir videoda kedi gördüğümde doğrudan bütün ilgim kedilere yöneliyor. Pia değişik bir kedi. Tabi her kuzguna yavrusunun şahin göründüğü gibi bana da Pia dünyanın en akıllı, en karakterli kedisi. Benimle arasındaki ilişki  sinir etmek, sinir olmak üzerine kuruluyken, kardeşimle arasında daha anaç, sıcak, dostluk…

Van Gogh Alive’dan Dali’ye

Sonunda Istanbul’dayım. Alıştım mı ? Hayır alışmadım. Umarım hiç alışmam. Dilerim İstanbul’da yaşamak benim için rutin hale gelmez. Trafikten daralsam da, o yakadan bu yakaya geçmeye üşenmem. Sergiler, konserler, tiyatro oyunları ve  restoranlar arasında mekik dokurum.  Geldiğimden beri çok garip rüyalar görüyorum. Sanırım hala kendimi misafir hissediyorum. Dün gece birileri biz sana şaka yaptık Ankara’ya…

Son zamanlarda izlediklerim….

Bu aralar vaktimin çoğu internette bir şeyler arayarak, izlemediğim filmleri, dinlemediğim müzikleri bulup indirerek geçiyor. Sabah kalkıp biraz film sonra biraz kitap, sonra biraz internet, ardından bir film daha şeklini alan bu döngüden o kadar mutluyum ki kimse bana dokunmasa şöyle bir 2-3 ay kadar daha evde bu şekilde yaşamaya devam edebilirim. Öte yandan bu…