Akabe ve Wadi Rum

Bir önceki gün erkenden dinlenmeye geçmenin de faydasıyla, sabah erken kalkıyoruz. Bu sefer içimizde başka bir heyecan var çünkü sıra çölde bir gece geçirmeye geldi. Wadi Rum’da sarı turuncu sonsuz bir kum denizi, gece yıldızların altında yatabilme hayalleri içerisindeyiz. Ancak, hava bir önceki günden daha da rüzgarlı, görüş açısı bulanık. Oysa biz masmavi gökyüzünün çöl… Read More Akabe ve Wadi Rum

Petra: Çölün Ortasındaki Büyülü Harikalar Diyarı

Sabah uyanıyoruz. Heyecanlıyız, çünkü bizim için uzun zamandır beklenen bir gün olacak. Önce 3 saatlik bir kara yolculuğu ile Wadi Musa‘ya ulaşacağız. Dinlendikten sonra, akşam Petra by Night‘ı izlemek için ilk kez antik şehrin kapısından girip Hazine Binası’na yürüyeceğiz. Yani Petra’yı gündüz gözüyle görmeden önce, gece gözüyle göreceğiz. Yola çıkıyoruz. Ölü Deniz‘i gözden kaybetmeye başlayacağımız… Read More Petra: Çölün Ortasındaki Büyülü Harikalar Diyarı

Madaba, Nebo Dağı ve Ölü Deniz’de rüya gibi bir 24 saat

Ürdün’e ayak basışımızın 4. sabahı, Amman’dan ayrılıp güneye doğru yola çıkıyoruz. İstikametimiz Ölü Deniz, ancak yol üzerinde uğramadan geçemeyeceğimiz yerler var. Bunlardan ilki, Orta Doğu ve Hristiyanlık tarihi açısından büyük bir öneme sahip olan Madaba şehri ve burada bulunan Aziz George Rum Ortodoks Kilisesi. Madaba’yı bu denli özel yapan şey, kutsal toprakların dünyaca ünlü Mozaik… Read More Madaba, Nebo Dağı ve Ölü Deniz’de rüya gibi bir 24 saat

Amman’da dopdolu bir gün

Kale ve çevresi Sabah otelde uyanıyoruz. Kahvaltımızı ediyoruz. Hava güneşli, ışıl ışıl. O günü Amman merkezde geçireceğiz. Çok büyük bir heyecan yok içimizde, bir önceki gün Jerash gibi muazzam bir Roma şehrini gezmişiz, o gün de Amman’da sokakları görüp, şehir içindeki önemli noktaları ziyaret edeceğiz ama dediğim gibi beklentimiz büyük değil. Amman tıpkı İstanbul gibi… Read More Amman’da dopdolu bir gün

Bir Masal Diyarı Ürdün: Fakhreldin Restaurant’da lezzetlere giriş, Ajlun kalesi ve Jerash’a kısa bir yolculuk

Ürdün’le benim ilk tanışmam 2003- 2004 civarı Londra’da okurken olmuştu. Petra’nın fotoğrafını görmüştüm bir kartpostalın üzerinde. Kırmızı renkleriyle öylesine büyülü görünüyordu ki gidilecek, görülecek yerler listeme hemencecik eklenmişti. Bu seyahati ilk kez gerçekleştirmeye çalıştığımızda yıl 2020 idi. Önce ben bir sakatlık geçirdim, sonra da salgından dolayı bütün dünya eve kapandı, o sene turizm sektörü belki… Read More Bir Masal Diyarı Ürdün: Fakhreldin Restaurant’da lezzetlere giriş, Ajlun kalesi ve Jerash’a kısa bir yolculuk

Lübnan Gezi Notları 1: Giriş

Döndüm.  Dün gece saat 03.30’da indik İstanbul’a. Uyudum, uyandım, hafif bir kahvaltı ettim. Bugün  de izinli olmanın verdiği rahatlıkla  çamaşırlarımı yıkadım. Buzdolabındaki kabakları rendeleyip soteledim. Hatta bir de kurufasulye pişirdim. Aklım hala Lübnan’da. Daha dün bu saatlerde Beyrut’ta Gemmayzeh’de oturduğumuz nefis İtalyan restoranındaki kikirtilerimiz kulağımda. Kirphi ile çıktığımız yolculukta, az zamanda çok yer görebilmek için… Read More Lübnan Gezi Notları 1: Giriş

Tozlu, sıcak ve düz: Kuveyt City

1997 yılından bu yana yurtdışı seyahatlerimin tamamında Avrupa ülkelerine gitti. Bu seyahatlerin bir kısmı iş için iken bir kısmı da tatil amaçlı oldu. Bu defa bir iş seyahati için de olsa ilk defa Avrupa kıtası dışında bir ülkeye seyahat ettim. Benim çok ilgimi çeken bir yer olduğu söylenemez Kuveyt’in. Çünkü, söz konusu Ortadoğu olduğunda benim gitmek… Read More Tozlu, sıcak ve düz: Kuveyt City