Brüksel Gezi Notları 4: Belçikalı Sürrealist René Magritte

Hala Mont des Arts’dayız. Ne de olsa burası Sanat Tepesi idi değil mi.  Müzik Enstrümanları müzesinden çıktıktan sonra Place Royale’e tırmanıp sağa dönerek meşhur Kraliyet  Güzel Sanatlar Müzesinine doğru ilerliyoruz. Daha önce de gezdiğim bu müzeyi yeniden ziyaret edecek vaktim yok. Ancak şehre ilk gelenlere mutlaka tavsiye edilir zira son derece zengin bir kolleksiyona sahip.  Bu arada benim gözüme daha… Read More Brüksel Gezi Notları 4: Belçikalı Sürrealist René Magritte

Brüksel Gezi Notları 3: Mont Des Arts’da Müzikle Buluşma

Brüksel serisinin ilk yazısında yazmıştım. Brüksel hep Ankara ile kıyaslanır ancak aslında Ankara’dan daha güzel olandır diye. Anayasal bir monarşi olarak 1830 yılında kurulan Belçika aslında bana sorarsanız yapay olarak yaratılmış bir ülke. yapaylık 2010 yılında yapılan seçimlerden bu yana sekiz ay geçmesine karşın halen Hükümetin kurulamaması ile de kendini gösteriyor. Yani aslında 8 aydır kendi kendini idare… Read More Brüksel Gezi Notları 3: Mont Des Arts’da Müzikle Buluşma

Brüksel Gezi Notları 2: Galeries Royales Saint Hubert ve Çikolata…

Galeries Royales Saint Hubert Brüksel turumuza Grand Place çevresinden devam ediyoruz. İlk durağımız Galeries Royales Saint Hubert. Cam tavanlı, şık alışveriş merkezlerinin Avrupa’daki ilk örneklerinden biri olan bu güzel galeri aslında üç pasajdan oluşuyor. Galerie du Roi (Kral), Galerie de la Reine (Kraliçe) ve Galerie du Prince (Prens). 19. yüzyılın ortalarında tamamlanan bu Galeri, 200 metrelik… Read More Brüksel Gezi Notları 2: Galeries Royales Saint Hubert ve Çikolata…

Brüksel Gezi Notları 1: Grand Place

Uzun zamandır aklımda olan, yazmayı, size anlatmak istediğim bir şehir var aklımda. Kimilerince sıkıcı, kimilerince bürokratik bir şehir: Brüksel… Brüksel’le ilk tanışmamızın üzerinden epeyce uzun zaman geçti. 1998 yılının Aralık ayında, Türkiye’nin iyi üniversitelerinden yaklaşık 80 öğrenci İstanbul’dan Onur Havayollarının bir charter seferi ile Brüksel’e uçtuk. Bizi davet eden NATO idi ve sadece 3 günlük bir seyahat… Read More Brüksel Gezi Notları 1: Grand Place

Beypazarı 2: biraz tarih, biraz yemek

Beypazarı yazı dizisinin bu ikinci bölümünde biraz tarihten, biraz mutfaktan bahsedeceğiz. Bu konuda Beypazarı Belediyesi’nin sayfası son derece faydalı bir kaynak. O yüzden eğer bir haftasonu Beypazarı’na gitmeyi planlıyorsanız, öncelikle buraya bir göz atın derim.   Ayrıca bir önceki yazıda  bahsettiğim Yaşayan Müze dışında Beypazarı Tarih ve Kültür Müzesi ve Beypazarı Kent Tarihi Müzesi de mutlaka… Read More Beypazarı 2: biraz tarih, biraz yemek

Beypazarı 1: Yaşayan Müze

Bayramın ikinci günü sabah Eskişehir’e gitmek için plan yaptık. Hızlı tren biletlerimizi alabilmek için TCDD’nin web sayfasına girdik. Sayfaya giren var çıkan yok. 10 dakika uğraşıp üye oluyorsunuz sonra da sayfanın çalışmadığını görüp sinirlerinizi bozuyorsunuz. O zaman telefon hakkımızı kullanalım dedik telefona sarıldık. Bu defa gördük ki telefonlar meşgul. Bir telefon bu kadar meşgul çalamaz… Read More Beypazarı 1: Yaşayan Müze

Ankara-İstanbul-Paris

31 Ekim akşamı ile başlayan bir haftalık maraton esnasında 3 ayrı şehirde birbirinden çok ayrı geceler geçirdim. Öyle ki sabah uyandığım ortamla akşam günü bitirdiğim ortam arasındaki fark yüzünden ben bile sabahtan akşama kadar kaç gün geçtiğini sayamadım. İşe Pazar akşamı Trilye ile başladık. İş yemeği olmasından dolayı aldığımız fiks menü yabancı konuklara parmaklarını yalattırırken, yerli misafirlerimizin… Read More Ankara-İstanbul-Paris

Tatil Yazıları 4: Kaş

İlk tatil planlarımızı yaparken aslında sadece Kaş’a gidecekken, bir gece internette yapılan bir nevi hızlı araştırma sonucu tatili Kaş’ta noktalamaya karar vermiştik. Tatil bittiğinden bu yana ne kadar doğru karar verdiğimizi düşünüyorum. 10 günde birbirinden çok farklı pek çok yer görme şansımız oldu. Hiç durmadık. Vakti elimizden geldiğince iyi değerlendirdik. Dolu dolu bir tatil yaptık ve  tatilin… Read More Tatil Yazıları 4: Kaş

tatil yazıları 3: Bozburun

Tatilimizin 5. günü sabah Datça’dan Marmaris minibüslerine bindik. Ücreti 10 TL olan minibüsler klimalı ve oldukça rahatlar. Biz Marmarise kadar gitmeyip Hisarönü-Bozburun kavşağında indik. Kavşak noktası meşhur Mavi Pide‘nin eski  yeri, Mavi Pide market. Pidecinin  yeni yeri ise yine Hisarönü’nde, Marmaris’e doğru devam edince 1-2 km sonra. Pideleri çok çeşitli, bildiğimiz klasik pide çeşitlerinin yanında ballı, muzlu, elmalı, tahinli, közlenmiş… Read More tatil yazıları 3: Bozburun

Tatil Yazıları 2: Datça- Eski Datça

Tatilin 4. Günü sabah Palamutbükü’nden ayrılarak Datça’ya doğru yola çıktık. Yolda uğrayamasak da, meşhur yel değirmenlerinin ve eski bir yel değirmeninin restore edilerek restorana dönüştürülmesi sonucu açılan Zeynep Restoran’ın, Olive Farm yol ayrımının, Yaka Köydeki Yaka Mengen‘in önünden geçtik.  Bizim bunları görüp tatmaya vaktimiz olmadı ancak sizler için iyi birer uğrak noktası olabilirler. Bu fotoğraf http://www.datcarehber.com adresinden… Read More Tatil Yazıları 2: Datça- Eski Datça