Budapeşte’de son akşam yemeği ve diğer öneriler…

Budapeşte’deki son akşam yemeğimizi Intercontinental Otelinin Corso Restoranında yedik. Muhteşem bir yemekti ve şüphesiz uzun yıllar aklımdan çıkmayacak bir anı olarak kalacak. İşin en kötü tarafı yemeğin tek bir resminin bile olmaması. O nedenle tek yapabileceğim ayrıntılı tasfirlerle size eğer yolunuz düşerse bu restoran için yemek tavsiyelerinde bulunmak.Başlamadan söyleyelim ki Otel Asma ya da Aslanlı… Read More Budapeşte’de son akşam yemeği ve diğer öneriler…

Budapeşte Gezi Notları 7: Budapeşte’den Gece Manzaraları ve Tuna Nehrinde bir Akşam Yemeği

Sonu gelmeyen Budapeşte yazılarının bu sayısını mavi Tuna nehri üzerinde güzel manzaralı bir akşam yemeğine ayırdım. Bu yemekli tekne turu benim için büyük şans oldu zira akşamlarımızı programın sosyal faaliyetlerine ayırmak zorunda olduğumuz için eğer organizatörler tekne turuna programda yer vermeselerdi muhteşem manzalarla dolu Budapeşte gecesini görememiş olacaktım. İşte teknemiz… Akşam yemeği menümüz burada… Ben… Read More Budapeşte Gezi Notları 7: Budapeşte’den Gece Manzaraları ve Tuna Nehrinde bir Akşam Yemeği

Budapeşte Gezi Notları 6: Gerbeaud’dan New York Cafe’ye

Budapeşte yazılarına kısa aralar vererek de olsa devam ediyoruz. Bugün önce en son kaldığımız Vaci Sokağının diğer ucunda yer alan Gerbeaud pastanesine uğrayıp ardından New York Cafe’ye doğru uzanacağız. Macaristan, Osmanlılarca bölgeye taşınan kahve kültürünü en hızlı benimseyen ülkelerden biri olmuş ve Osmanlılar bölgeyi terk ettikten sonra da bu kütü topm yaşmının önemli bir parçasını… Read More Budapeşte Gezi Notları 6: Gerbeaud’dan New York Cafe’ye

Budapeşte Gezi Notları 5: Vaci Caddesinden Şehir Haline…

Budapeşte notlarına devam ederken aklımdan bin bir türlü şey geçiyor. Bunlardan biri de şehir hayatı ve şehirlerin tasarımı ile ilgili. Biz Türkiye’de ne kadar çok alışveriş merkezi açıp, altgeçit ve kavşaklarla şehir caddelerini otobana çevirirsek kendimizi o kadar gelişmiş hissediyoruz. Yolları genişletirken, kaldırımları daraltıyoruz. Yaptığımız bu seçimler kent hayatını yok edip, sokak ve cadde kültürünü… Read More Budapeşte Gezi Notları 5: Vaci Caddesinden Şehir Haline…

Brüksel Gezi Notları 7: Aux Armes de Bruxelles ve Midye Hakkında

Café Metropole’den çıktıktan sonra bu defa akşam yemeğini yiyeceğim Aux Armes de Bruxelles‘e doğru yola çıkıyorum. Aux Armes de Bruxelles  bundan 6-7 sene evvel, Brüksel-İstanbul uçağında tesadüfen benim yanıma oturan Antwerpli bir şefin önerdiği Brüksel restoranları listesinde olan ve benim epeydir denemek istediğim ancak fırsat bulamadığım bir yer. Restoran Brüksel’in balıkçı restoranlarının yan yana dizildiği sokağı… Read More Brüksel Gezi Notları 7: Aux Armes de Bruxelles ve Midye Hakkında

Brüksel Gezi Notları 6: Metropol Café- Mimari ve Lezzet Bir Arada

Bir önceki yazının sonunda hatırlarsanız bir iki saat dinlenebilmek için yorgun argın otele doğru gidiyordum.  Gittim de.  2 saat kadar dinlendikten sonra bu defa Brüksel’e her geldiğimde mutlaka uğradığım Hotel Metropole‘ün Café’sindeyim. Hotel Metropole 19. yüzyılın sonunda, 1895 yılında kapısını misafirlerine açmış ve halen hizmet vermeyi sürdüren bir saray yavrusu. Resepsiyonundan, lobisine, lobiden restoranlarına kadar ince bir… Read More Brüksel Gezi Notları 6: Metropol Café- Mimari ve Lezzet Bir Arada

Brüksel Gezi Notları 5: Grand Sablon’dan Grand Place’a Brüksel Lezzetleri

Birlikte Brüksel’i gezmeye devam ediyoruz. Magritte müzesinden çıktık, eh sabahtan beri bu kadar yürümek beni de epey acıktırdı, ancak yemek için aklımdaki restoran Grand Place’a yakın. O yüzden ha gayret diyerek bekliyorum ve çantamızdaki Exki’den aldığım nefis sandviçi uygun bir aralıkta mideye indirmenin rahatlığı ile yola devam ediyorum. Exki bana Brüksel’in en güzel hediyelerinden biri.… Read More Brüksel Gezi Notları 5: Grand Sablon’dan Grand Place’a Brüksel Lezzetleri

Brüksel Gezi Notları 2: Galeries Royales Saint Hubert ve Çikolata…

Galeries Royales Saint Hubert Brüksel turumuza Grand Place çevresinden devam ediyoruz. İlk durağımız Galeries Royales Saint Hubert. Cam tavanlı, şık alışveriş merkezlerinin Avrupa’daki ilk örneklerinden biri olan bu güzel galeri aslında üç pasajdan oluşuyor. Galerie du Roi (Kral), Galerie de la Reine (Kraliçe) ve Galerie du Prince (Prens). 19. yüzyılın ortalarında tamamlanan bu Galeri, 200 metrelik… Read More Brüksel Gezi Notları 2: Galeries Royales Saint Hubert ve Çikolata…

tatil yazıları 3: Bozburun

Tatilimizin 5. günü sabah Datça’dan Marmaris minibüslerine bindik. Ücreti 10 TL olan minibüsler klimalı ve oldukça rahatlar. Biz Marmarise kadar gitmeyip Hisarönü-Bozburun kavşağında indik. Kavşak noktası meşhur Mavi Pide‘nin eski  yeri, Mavi Pide market. Pidecinin  yeni yeri ise yine Hisarönü’nde, Marmaris’e doğru devam edince 1-2 km sonra. Pideleri çok çeşitli, bildiğimiz klasik pide çeşitlerinin yanında ballı, muzlu, elmalı, tahinli, közlenmiş… Read More tatil yazıları 3: Bozburun

Tatil Yazıları 2: Datça- Eski Datça

Tatilin 4. Günü sabah Palamutbükü’nden ayrılarak Datça’ya doğru yola çıktık. Yolda uğrayamasak da, meşhur yel değirmenlerinin ve eski bir yel değirmeninin restore edilerek restorana dönüştürülmesi sonucu açılan Zeynep Restoran’ın, Olive Farm yol ayrımının, Yaka Köydeki Yaka Mengen‘in önünden geçtik.  Bizim bunları görüp tatmaya vaktimiz olmadı ancak sizler için iyi birer uğrak noktası olabilirler. Bu fotoğraf http://www.datcarehber.com adresinden… Read More Tatil Yazıları 2: Datça- Eski Datça