üç film

Tatil vakti film izlemeye devam. Aslında eve depoladığım bir sürü dvd varken başka filmler izlemeye devam ediyorum. Sanırım D&R’a girdiğimde nedense sanatsal bir bakış açısıyla ne kadar ağır film varsa toplayıp getirmişim eve. Oysa ki tatil vakti ağır tempolu, ağır konulu filmlerden uzak durma istiyor insanın canı.

İşte son zamanlarda izlediğim 3 film…

notintoyouposter-440x652İlki he is just not that into you. Are you the exception or are you the rule??  Herkesin kendine zaman zaman sorduğu bir soru sanırım bu. özellikle de ikili ilişkilerde herkes kendi yaşadıklarını başkalarınınkinden farklı, daha özel hissetmez mi? Hepimiz özelizdir, bizim hislerimiz de özeldir, derindir. 

Bu özel durumumuzu korumak için, ortada aşk gibi bir mevzu söz konusu ise iyimserlikte Polyanayı solda sıfır bırakabiliriz, ilişkimizdeki kusur ve hataları görmezden gelmek için her türlü bahaneyi uydurabiliriz.  Ama ya o size sizin ona düşkün olduğunuz kadar düşkün değilse? Ya siz de bir istisna değil ama kuralsanız?  Ben Afflect, Jennifer Aniston, Drew Barrymore, Scarlett Johansson, Jennifer Connelly, Kevin Connolly, Bradley Cooper, Ginnifer Goodwin, Justin Long. Dört çift, dört hikaye, dört farklı son. Eğlenceli, insanın kendi hayatında da izlerini bulabileceği sahneler, konuşmalarla dolu bir film. Çok beklentiniz yoksa, eğlenmek kafa dağıtmak, mutlu bir akşam geçirmek istiyorsanız kesinlikle tavsiye edilir.

 

 

 İkinci film Mahsun Kırmızıgül- Güneşi Gördüm.

Gunesi-Gordum-AfisMahsun Kırmızıgül’ün müziğini sevmem, dinlemem. Beyaz Melek filminin fragmanlarını sinemalarda izlediğimde, bir de film mi çekmiş bu Mahssun diye şaşırdığımı,  fragmanı sonuna kadar izledikten sonra ise kesinlikle gidilmeyecek filmler kategorisine aldığımı hatırlıyorum. Kararımın sebebi filmin feci duygu sömürüsü yapıyor izlenimi yaratmasıydı.   Sanırım bu tahminim çok da yanlış çıkmadı.

Neyse gelelim Güneşi Gördüm filmine.

Konu iyi işlenebilse iyi bir konu. Ama Mahsun Kırmızıgül’ün asıl mesleği sinemacılık olmadığı için bence hikayeler çok dolgun şekilde işlenememiş ve filmin kurgusunda kopukluklar oluşmuş. 

Oyuncu kadrosu iyi ancak yine de ne olduğunu hala anlayamadığım birşeyler eksik kalmış bu filmde.

Filmde PKK terörüne vurgu yapılmak istenmiş. Ancak teröre ilişkin çok da bir şey verilmemiş aslında. Filmde biri asker diğeri dağa çıkıp terörist olan iki kardeşten arasında şöyle bir diyalog geçiyor:

Soru: Ağabey ikimiz çarpışmada karşılaşırsak ne olacak?

Cevap: Sen ölürsen şehit, ben ölürsem terörist olucam.

Dağa çıkan kardeş çatışmada öldürülüyor ve askerler köylülerin köyü boşaltmalarını istiyor.  Sonra ver elini İstanbul. Ailelerin kimisi kendine İstanbulda bir hayat kuruyor, aralarından biri Norveç’ e gidiyor. İstanbulda kalanlardan biri gay oluyor. Bu yüzden ağabeylerinden yemediği dayak kalmıyor. Sonunda cinayete kurban gidiyor.

Norveç’e yerleşenler güçlü sosyal devletin sunduğu zengin imkanlar karşısında şaşkınlıkla karışık bir mutluluk içerisinde hayatlarına devam ediyorlar.

İstanbul’da kalan Mahsun ve ailesini ise bu esnada talihsizlikler bekliyor. Önce karısı hastanelik oluyor, muayene esnasında kadın ile doktor arasında geçen diyalog başka bir sosyal yaramıza parmak basıyor.

doktor: Kaç çocuğun var

kadın: beş

doktor: hepsini evde mi doğurdun?

kadın: evet

doktor: Kocan akraban mı?

kadın: Evet, teyzemin oğlu

Özetle film PKK, köyünü terketmek zorunda bırakılan insanlar, İstanbul, yoksulluk, çaresizlik, erkek evlada verilen önem, eşcinsellik, sosyal devlet, insana verilen değer, akraba evliliği gibi çok sayıda sosyal soruna vurgu yapmaya çalışmış. Belki de konu bazında her biri hakkında tek bir film çekilebilecekken hikaye epey dallanıp budaklanmış. Filmin görüntüleri, müzikleri ve oyuncu kadrosu çok iyi. Hani yani bu kadar eleştirmeme rağmen, Mahsun Kırmızıgül için son derece başarılı bir çalışma olmuş aslında. Daha az mesaj verme gayreti olsa daha da iyi 0labilirmiş ama yine de sinemada değil, evde dvd’de izlenmesi daha uygun bir film bence.

Üçüncü film Vantage Point.

vantage_pointAmerikan Başkanına İspanya ziyareti esnasında bir suikast düzenlenir. Bu suikast beş ayrı bakış açısından anlatılır.  Başkanın korumasının, zenci bir  Amerikalı turistin, Başkanın kendisinin,  teröristlere farkında olmadan yardım eden bir İspanyol polisinin ve teröristin bakış açıları sırası ile verilir. Yüksek tempolu, Amerikan propagandası kokan, ancak senaryosu iyi bir film.  Mantık hataları da mevcut  ama macera filmlerini çok da fazla eleyip sık dokumamıza gerek yok sanırım. Sinemada izlemek için değil ama yine evde dvd keyfi yapmak için ideal bir film.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s