Londra’da lezzet durakları 1: Barrafina Soho

Geçtiğimiz sene Temmuz ayında iş için yolum Londra’ya düştüğünde bir iki gün önceden gidip haftasonunu da oraya geçirmeye karar vermiştim. En son Londra ziyaretimin üzerinden nerede ise iki buçuk sene geçmiş, güzelim şehir burnumda tüter olmuştu. Bir şehirde uzun zaman geçirdikten sonra ayrılsanız dahi her yeni ziyaretinizde sanki hiç gitmemiş, yıllardır orada yaşıyormuşsunuz hissini size… Read More Londra’da lezzet durakları 1: Barrafina Soho

Rumeli Hisarı, Kahvaltılar, Zeki Müren, Asi Kuş, Ali Poyrazoğlu

Yıllar önce İstanbul’la ile daha yeni haşır neşir olmaya başladığım zamanlarda Rumeli Hisarından kahvaltı etmek benim için olmazsa olmaz aktivitelerden biri idi. Ancak gel zaman git zaman ben vaktimi İstanbul’un daha farklı semtlerinde geçirir oldum. Taşındıktan sonra ise Rumeli Hisarı pek uğradığım bir yer olamadı. Geçen haftalarda bir sabah hem Hisar tarafında kahvaltı edelim hem… Read More Rumeli Hisarı, Kahvaltılar, Zeki Müren, Asi Kuş, Ali Poyrazoğlu

Tarihi Yarımada’da bir Öğleden Sonra

Güneşi yakaladığım ender günlerden birinde tarihi yarımadanın yolunu tuttum. Uzun zamandır aklımda olup da bir türlü gidemediğim İstanbul Arkeoloji Müzeleri ilk hedefimdi. Topkapı Sarayının kapısının yan tarafından aşağı doğru yürümeye başladığımda İstanbul’un her mevsimi ne kadar güzel diye düşünmeden edemedim. Özellikle Tarihi Yarımada tarafındaki sokaklarda gezinirken insan buraların tarihten öte yüzyılları aşıp  geldiğini daha iyi… Read More Tarihi Yarımada’da bir Öğleden Sonra

Stefan Zweig: Vicdan Zorbalığa Karşı, Satranç ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig ile ilk tanışmam ne yazık ki bundan sadece bir kaç ay öncesine dayanıyor. İlk okumaya başladığım kitabı Vicdan Zorbalığa karşı ya da Castello Calvin’e oldu. Başta kitabın adı her ne kadar korkutsa da gecenin bir saatinde elime alıverdiğim bu kitap beni derin düşüncelere sevk etti. Bundan nerede ise 500 yıl önce dünyanın başka… Read More Stefan Zweig: Vicdan Zorbalığa Karşı, Satranç ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Tiyatro üstüne yemek: Blam, Eataly

Geçen haftasonu açtığımız tiyatro sezonuna bu hafta farklı tarzda bir gösteri ile devam ettik. Zorlu PSM’de yaklaşık 1 hafta boyunca sergilenen Blam‘ı izlemek üzere Cumartesi günü yollara düştük. Oyunun saatini yanlış hatırlayınca az daha kaçırıyorduk ancak 10 dakika gecikme ile salondaki yerlerimizi alabildik. Sıradan bir ofiste çalışanların hayalgücü ve yaratıcıkları ile nasıl da bir aksiyon… Read More Tiyatro üstüne yemek: Blam, Eataly

Tiyatro: Kimsenin ölmediği bir günün ertesiydi

Ankara’dayken ne kadar çok tiyatroya giderdim… İstanbul’a taşındıktan sonra epey bir süre farklı oyunlara gittikten sonra  tam anlamıyla etkileyen bir oyunla karşılaşamayınca  yeniden bilet almaya elim gitmedi. Böylece uzunca bir süre tiyatro benim hayatımdan çıkıverdi. Geçen hafta bir akşam Biletix’te gezinirken gözüme iki oyun çarptı ve arka arkaya her ikisine de bilet aldım. Biletlerimizden ilki… Read More Tiyatro: Kimsenin ölmediği bir günün ertesiydi

Kıbrıs gezi notları: Girne 2

Uzun bir aradan sonra yine buradayım. Bu geçtiğimiz 4 haftada o kadar çok şey oldu ki yine bana Kıbrıs  seyahati bundan aylar önceydi gibi geliyor. Bir yandan İstanbul’da hayat son hızla akarken araya giren iş seyahatleri bende sanki 2-3 hayatı aynı anda yaşıyormuşum hissini uyandırmaya devam ediyor. Kendimi kopyalamak istiyorum sıklıkla. Biri iş için seyahat… Read More Kıbrıs gezi notları: Girne 2

Kıbrıs gezi notları- Girne 1

Kıbrıs benim gözümde her zaman ünlülerin gidip kumar oynadıkları bir yer olmuştu. Kumar daha önce Macau yazısında da bahsettiğim gibi beni hiç mi hiç cezbeden bir şey değil. Hatta bu uğurda harcanan savurulan zamana da, paraya da çok acıyorum ben. Kıbrıs’tan uzak durmamın sebeplerinden biri de sıcak denizlerden ziyade serin suları tercih etmiş olmam olabilir.… Read More Kıbrıs gezi notları- Girne 1

Kıbrıs gezi notları- Mağusa

Bu yaz tatil yapamadım diye içten içe sıkılıp dururken belki de yılın son tatil fırsatını yakalayıp Kıbrıs’a kaçıverdik Adam’la birlikte. O kadar kısa bir zaman içerisinde ve o kadar da emin olamadan ayarladık ki herşeyi kafamda çok da fazla bir şeyi büyütmeden uçağa biniverdik. Atatürk Havalimanından kalkan uçağımız bir saat 20 dakika sonra Lefkoşa’ya inmişti… Read More Kıbrıs gezi notları- Mağusa

Macau’da bir gün: kumarhaneler ve tarihi şehir merkezi

Hong Kong’daki son günümüzde dönüş uçağımız gece yarısı olunca acaba ne yapabiliriz diye düşündükten sonra Macau’ya gitmeye karar verdik. Macau ve Hong Kong arasında nerede ise her saatte kalkan feribotlar var. Tıpkı Hong Kong gibi Macau’da Türk vatandaşlarına 30 güne kadar vizesiz giriş imkanı tanıyor. Pasaportunuzu yanınıza almayı unutmamanız ve girişte verdikleri kısa formu doldurmanız… Read More Macau’da bir gün: kumarhaneler ve tarihi şehir merkezi